Bizi sosyal medyada takip edin
Ukrayna savaşıyla birlikte başlayan Çerkeslerin Avrupa’ya açılma hamleleri ve Çerkes Soykırımı’nın uluslararası alanda daha görünür kılınmasına yönelik çalışmalar, Çerkes toplumunun tarihsel doğal liderlik reflekslerini yeniden ortaya çıkarabilecek bir sürece işaret ediyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve nartoloji uzmanı Balkar Selçuk Bağlar, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Avrupa’nın Çerkesler açısından kritik bir eşikte bulunduğuna dikkat çekti.
Bağlar, “Bugün merkezi Avrupa, tarihte belki de ilk kez Çerkesleri dinlemeye, anlamaya ve ciddiye almaya bu kadar hazırdır. Avrupa kamuoyu; insan hakları, soykırım hafızası ve tarihsel adalet konularında yeni bir hassasiyet eşiğine gelmiştir. Bu durum, Çerkesler için stratejik bir fırsat penceresi açmaktadır,” ifadelerini kullandı.
Ancak Bağlar’a göre Avrupa’daki Çerkes diasporasının önemli bir bölümü, bu tarihsel fırsatın gerisinde kalmaya devam ediyor. Politik lobi faaliyetleri, akademik üretim, hukuki mücadele ve kamu diplomasisi yerine, ağırlıklı olarak sembolik ve içe dönük çalışmaların öne çıkması eleştiriliyor.
Bu noktada Bağlar’ın sorduğu soru dikkat çekiyor:
“Avrupa Çerkes diasporası neden hâlâ ‘en iyi kim Qafe oynar’ düzeyini aşamamaktadır?”
Ortaya çıkan tablonun tesadüf olmadığına işaret eden Bağlar, Rusya’nın Avrupa Çerkes diasporasını uzun yıllar boyunca sistematik biçimde pasifize ettiğini ve etkisizleştirdiğini vurguluyor. Kültürel alanın teşvik edilip politik alanın baskılanmasının, bu stratejinin en görünür sonucu olduğu ifade ediliyor.
Buna karşın Rusya’nın aynı başarıyı sağlayamadığı tek ana damar diasporanın Türkiye Çerkesleri olduğu belirtiliyor. Nüfus büyüklüğü, tarihsel hafıza, örgütlü yapı ve politik refleks açısından Türkiye Çerkeslerinin hâlâ belirleyici bir güç olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle Avrupa’da gerçek ve kalıcı bir politik atılımın, Türkiye merkezli diaspora aklıyla birleşmeden başarıya ulaşmasının zor olduğu değerlendiriliyor.
Bağlar’a göre bugün ihtiyaç duyulan yaklaşım; folklor merkezli görünürlükten ziyade, politik, hukuki ve entelektüel bir seferberliktir.
“Avrupa, Çerkesleri dinlemeye hazırdır.”
Asıl sorunun ise şu olduğu ifade ediliyor:
“Çerkesler Avrupa’ya anlatmaya hazır mı?”