Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

Demokrat Parti Çorum İl Başkanı Damar: Terörsüz Türkiye hepimizin ortak dileği olabilir

Demokrat Parti Çorum İl Başkanı Ahmet Damar, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi tartışmaların, toplumun farklı kesimlerinin devletten gördüğü yaklaşım üzerinden yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdiğini belirtti.
Damar, bir tarafta yıllarca prim ödemiş ancak bugün aldığı maaşla geçinmekte zorlanan emeklilerin, diğer tarafta evlatlarını vatan uğruna kaybetmiş şehit ailelerinin, diğer tarafta ise “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında yürütülen siyasi tartışmaların bulunduğunu ifade etti.
Bu üç tablonun yan yana konulduğunda, toplumda “Türkiye’de değerler sıralaması değişiyor mu?” sorusunun gündeme geldiğini belirten Damar, ekonomik sorunlara ve terör meselesine yönelik yaklaşımlar arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
“Emekliye sabret, terör meselesine tarihi fırsat”
Yıllarca çalışarak prim ödeyen emeklilerin, hayat pahalılığı karşısında maaşlarının yetersiz kaldığını dile getirdiğini belirten Damar, emeklilerin temel talebinin insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olmak olduğunu söyledi.
Siyasi iktidarların ise ekonomik iyileştirmeler konusunda zaman zaman bütçe imkânları, enflasyon ve ekonomik şartları gerekçe gösterdiğini ifade eden Damar, terör sorununun çözümü konusunda kullanılan “diyalog”, “muhataplık”, “çözüm” ve “tarihi fırsat” gibi ifadelerin toplumun bir bölümünde soru işaretlerine neden olduğunu kaydetti.
Damar, şu soruyu gündeme taşıdı:
“Ekonomik sorunlarda ‘kaynak yok’ denilirken, ülkenin en ağır meselelerinden biri olan terör konusunda neden çok daha hızlı ve farklı bir siyasi irade ortaya konuluyor?”
Şehit ailelerinin hassasiyeti ne olacak?
Türkiye’nin terörle mücadelesinde binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve geride büyük acılar yaşayan ailelerin kaldığını hatırlatan Damar, şehit ailelerine yıllardır “Vatan sağ olsun” denildiğini ifade etti.
Damar, terörün sona erdirilmesi amacıyla yürütülen siyasi süreçlerde şehit ailelerinin hassasiyetlerinin mutlaka gözetilmesi gerektiğini belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumun büyük bölümünün ortak arzusu olabileceğini, ancak asıl tartışmanın bu hedefe hangi yöntemle ulaşılacağı noktasında yaşandığını söyledi.
“Şehit ailelerinin ‘Bu süreçte bizim acımız, kayıplarımız ve hassasiyetlerimiz nerede duruyor?’ sorusuna açık ve ikna edici cevap verilmesi gerekiyor” diyen Damar, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu.
“Mesele slogan değil, yöntemin kendisi”
“Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşılmasına kimsenin itiraz etmemesi gerektiğini belirten Damar, ancak bu süreçte hangi tavizlerin verildiğinin, hangi aktörlerin muhatap alındığının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının nasıl korunacağının kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.
Özellikle “federasyon” gibi Türkiye’nin yönetim yapısına ilişkin ifadelerin kamuoyunda tartışılmasının toplumsal hassasiyeti artırdığını belirten Damar, meselenin yalnızca bir sloganın kabul edilip edilmemesi olmadığını ifade etti.
Damar, “Mesele, Türkiye’nin geleceğinin hangi anlayışla şekillendirileceği meselesidir” dedi.
“Değerler hiyerarşisi” tartışması
Damar, kamuoyundaki eleştirilerin temelinde şu tablonun bulunduğunu belirtti:

Emekli: “Geçinemiyorum.”

Cevap: “Sabret.”

Şehit ailesi: “Evladımı kaybettim.”

Cevap: “Vatan sağ olsun.”

Terör sorunu: “Çözüm gerekiyor.”

Cevap: “Tarihi fırsat kaçırılmasın.”

Bu tablonun toplumun bir bölümünde “Önceliklerimiz mi değişti?” sorusuna yol açtığını ifade eden Damar, terörün sona ermesinin Türkiye açısından önemli bir hedef olduğunu ancak bunun emeklilerin ekonomik sorunlarının, şehit ailelerinin hassasiyetlerinin veya Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.
“Terörsüz Türkiye hepimizin ortak dileği olabilir”
Damar açıklamasının sonunda, terörsüz bir Türkiye’nin herkesin ortak dileği olabileceğini belirterek, sürecin şehitlerin hatırasını incitmeden, şehit ailelerinin hassasiyetleri gözetilerek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ile anayasal düzeni korunarak yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Emeklilerin ekonomik sorunlarının çözülmesi, şehit ailelerinin acılarının siyasi tartışmaların dışında tutulması ve yürütülen süreçlerin ayrıntılarının toplumla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirten Damar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir ülkede ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşın da, şehit ailesinin de, geleceği hakkında söz sahibi olmak isteyen milyonların da aynı değeri gördüğüne inanması gerekir. Tarih elbette siyasi kararları kaydeder. Ancak verilen kararların hesabını yalnızca tarih değil, milletin vicdanı ve gelecek kuşakların değerlendirmesi de yapar.”

Cevap Bırakın