Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

Bal arılarına uygulanan Antibiyotikler ve bal arısı fizyolojisine etkileri

Uzman Biyolog İhsan Soytemiz Türkiye Biyologlar Derneği Yön.Krl.Bşk. – Türkiye Biyolojik Bilimler Akademisi Yürütme Kurulu Üyesi – Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı Koordinatörü, Bal arılarına uygulanan Antibiyotikler ve bal arısı fizyolojisine etkilerine değindi.
Antibiyotiklerin dolaylı etkisi, dokular arası iletişim yoluyla konakçı gelişimini etkilediği bilinen bağırsak-beyin ekseni aracılığıyladır (Hsiao ve diğerleri, 2013; Mayer ve diğerleri, 2015). Bağırsak mikrobiyotası, beyin ve karın arasında dokular arası bir koordinatör görevi görür ve bu koordinatördeki değişiklikler, bir organizmanın genel gelişiminde yer alan yolların oranını yansıtır (Sommer ve Bäckhed, 2013; Mayer ve diğerleri, 2015). Antibiyotiğin uygulanmasıyla aynı şekilde değişen azalma nedeniyle mikrobiyota bileşiminde değişikler olur. Antibiyotik de yağ birikimi ve davranışsal gelişim üzerinde aynı etkilerle sonuçlanmıştır.
Antibiyotiklere maruz kalmanın mikrobiyota çeşitliliğini değiştirdiği ve Bileşimini kalıcı olarak değiştirdiği bilinmektedir (Sekirov ve diğerleri, 2008; Theriot ve diğerleri, 2014). İşçi bal arıları ile yapılan çalışmalarda, antibiyotik tedavileri, gelişim aşamaları boyunca mikrobiyota profillerini değiştirmiştir (Raymann ve diğerleri, 2017; Thompson ve diğerleri,
2017; Ortiz-Alvarado, 2019), bu da tipik çekirdek mikrobiyotaya kıyasla mikrobiyota gen çeşitliliğinin azalmasına neden oldu (Raymann ve diğerleri, 2017).
Sonuçlar, antibiyotik tedavisinin arıların görev performansı üzerindeki etkilerini göstermektedir;
İşçilerin temizlik davranışı performansı, hemşirelik davranışı, yiyecek arama davranışı, gibi görev dağılımında azalma antibiyotik uygulaması ile azalan mikrobiyota ile ortaya çıkmıştır.
Antibiyotik tedavisine bağlı olarak mikrobiyota bileşimindeki farklılıklar da bal arısı ölümlerinde (Raymann ve ark., 2018) ve kilo alımında (Zheng ve ark. 2017) artış göstermiştir. Son gen işlevselliği deneyleri, bal arıları ile ilişkili bazı bakteri suşlarının beslenme üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu göstermiştir (Lee ve diğerleri, 2015; Raymann ve Moran, 2018), özellikle Lactobacillus (Lee ve diğerleri, 2015; Kwong). ve Moran, 2016). Lactobacillus bir şeker fermenteridir (Kwong ve Moran, 2016) ve Lactobacillus’un yağ asitlerini parçaladığı bulunmuştur (Martinson ve diğerleri, 2012). Bal arılarında bu bakterilerin varlığı metabolizma hızını arttırırken, onların yokluğu düşük metabolizma ve kilo alımı ile ilişkilidir (Zheng ve ark., 2017).
Sonuçlarımızda, antibiyotik tedavisi daha yüksek miktarda lipid içeriği ile sonuçlandı. Lactobacillus’un metabolizmadaki rolleri hakkında bilgi sahibi olarak, arılar antibiyotiklerle temas halindeyken gözlenen yüksek lipid sayımlarının, bakterilerin yokluğundan kaynaklanan düşük metabolizma hızından kaynaklanabileceği sonucunu çıkarabiliriz. Bu, antibiyotiklerin mikrobiyota üzerindeki etkileri yoluyla, değişen bir iç ortama yanıt olarak metabolik yolu etkileyebileceğini veya bozabileceğini düşündürmektedir.
Ek olarak, antibiyotiklerin gelişim üzerindeki etkisi, tedavinin zamanlamasına bağlı görünmektedir. Bu zamanlama, yuva arkadaşı mikrobiyotası nedeniyle mikrobiyotanın kurtarma etkisi ile ilgili olabilir. Araştırmalar, yeni ortaya çıkan işçilerin mikrobiyotalarını yuva arkadaşı etkileşimleri yoluyla kazandıklarını göstermiştir (Powell ve diğerleri, 2014). Sadece larva gelişimi sırasında tedavi edilen arılar, antibiyotik olmayan bir koloniye (+/-) yerleştirildiklerinde, G. apicola ve Lactobacillus gibi metabolizma için gerekli olan mikrobiyotayı yeniden kazanabilirler. Bu etkileşim, hızlı kilo kaybına ve sonuç olarak, hızlandırılmış gelişim hızına neden olabilir. Her zaman antibiyotiklerle (+/+) tedavi edilen arılar, sabit bir metabolik hıza sahip olmak için gerekli bakteriden (veya bakteri sayısından) yoksundur. +/+’ya benzer şekilde, -/+ bir antibiyotik kolonisine verildiğinde, o önemli bakterileri antibiyotiklere maruz kaldıklarında, onları hızlı bir şekilde geri kazanmanın bir yolu olmadan kaybedebilirler ve etkiler, davranışsal gelişim oranlarında gösterilir.
Bulgularımızın, arıların çevrelerinde karşılaştıkları kimyasallar için başka genel çıkarımları olabilir. Örneğin, herbisit glifosat, bal arısı büyümesi ve patojenlere karşı savunma için faydalı olan mikrobiyotayı da değiştirir (Motta ve diğerleri, 2018). Benzer bulgular ışığında bütünleştirici etki hipotezi, mevcut bal arısı sağlık krizi sırasında daha da önemli hale gelmektedir (VanEngelsdorp ve diğerleri, 2008). Arıcılar, arıların davranışsal gelişimini değiştiren antibiyotikler vererek durumu istemeden daha da kötüleştirebilir. Hızlı gelişen arıların koloni dışında öldükçe koloni popülasyonlarının tükenmesine neden olduğu düşünülmektedir (Khoury ve ark., 2011). Sonuç olarak, antibiyotik tedavisi sonuçları, mikrobiyotanın yağ gövdesi ve beyin arasındaki etkileşimdeki rolünün, özellikle bal arıları ve genel olarak hayvan davranışları için önemli olduğunu göstermiştir. Bu tür sonuçlar, termitlerde (Ohkuma ve Brune, 2010) ve yaprak kesici karıncalarda (Nygaard ve diğerleri, 2011) daha kolay gözlemlenen vakalar gibi sosyal sistemlerde mikrobiyotanın rolünün anlaşılmasına katkıda bulunur. İkincisinde, mikroplar sosyalliğin yapı taşları olarak görülür. Antibiyotik müdahalesi, bal arılarında olduğu gibi daha az belirgin vakalarda bile, mikropların sosyal organizasyon ve evriminde daha büyük bir role sahip olabileceği anlayışımızı geliştirebilir.
Sonuç olarak Arıcılıkta yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerin bal arısı fizyolojisini ve davranışsal gelişim hızını etkilediğini bulduk. Antibiyotik tedavisi yağ içeriğinin artmasına ve davranışsal gelişimin gecikmesine neden olur. Kısacası Balarıları görevlerini zamanında yapamaz ve Koloni döngüsünü engeller. Temel görevimiz arıları hastalıklardan koruyarak, balda da kalıntı bırakan, tedavi ettiğini zannettiğimiz, arıların görevsel döngülerini bile tharip eden Antibiyotikleri kullanmamak. Arıların bağırsak florasını güçlü tutarak, onların bağışıklıklarını en üst seviyeye getirmeliyiz. Bu sayede metabolizma hızlarını arttırarak aynı zamanda ne önemlisi hastalıklara karşı direnci ARTTIRARAK daha canlı dinamik mutlu arılar elde ederek arı ürünleri HASADINDA büyük artışlar elde ederiz.
Arıca Probiotics’ in aylık düzenli kullanımı ile arıların bağırsak mikrobiyotasını düzenleyerek, BAĞIŞIKLIĞI VE hastalıklara karşı direnci arttırır. Önemli olan arıları sağlıklı tutmak. ARILARA Yardım Etmeliyiz.

İhsan Soytemiz
Uzman Biyolog

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın