Bizi sosyal medyada takip edin
İnternette sık sık zaman geçiren, bazen yalnızca oyun oynadığını düşündüğünüz çocuğunuzun kişisel verileri risk altında olabilir.
Konuyula ilgili bazı basın organlarında uzman değerlendirmelerine göre “Kuzularımızı kurtlara emanet etmeyelim” diyerek aileleri siber zorbalara karşı uyardı ve alınması gereken önlemler konusunda uyarıyorlar.
Çin’in Wuhan kentinden ortaya çıkmasının ardından kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsten korunmak için evde kal çağrıları yapılmış, 20 yaş altına sokağa çıkmasına kısıtlama getirilmişti.
Kısıtlamanın uygulandığı gruplardan biri de çocuklardı. Normalleşme sürecine kadar yaklaşık 2 buçuk ay boyunca evlerinden çıkmayan çocukların, bu sürede bilgisayar başında zaman geçirme saati ve internet kullanımında ciddi artış oldu.
Bu artış da beraberinde yeni sorumluluklar ve sorunları da beraberinde getirdi.
Koronavirüs salgını Pandemi sürecinde çocukların internet ortamında sanal zorbalarla sıkça karşılaştığı uzmanlar tarafından söyleniyor.
Bu süreç bitti ve normalleşme süreci başladı
SİBER ZORBALARA DİKKAT!
Koronavirüs tedbirleri kapsamında aylardır çocuklarıyla birlikte olan ebeveynlerin normalleşme süreciyle yeniden iş hayatına döndüklerini ve bu sebeple çocukların internet ortamındaki hareketlerinin gözetlenmesi zorlaştı.
Pandemi süresinde çocuklar, anne ve babalarıyla evlerindeydi. Çocuklar bu dönemde anne ve babalarının gözetiminde internete girdi, çevrimiçi oyunlar oynadı, yeni hesaplar oluşturdu, kullanıcı adları aldı.
Bunların birçoğu ebeveynlerin denetiminde yapıldı ama pandemi sonrası şimdi yeniden iş hayatı başladı ve çocuklar evde yine başlarında bir yetişkin olmadan kaldı. Bundan sonraki süreçte anne ve babalara tekrar önemli görevler düşüyor. Çevrimiçi oyunlarda, etkinliklerde çocukları koruma yükümlülüğü yine anne babaya aittir. Bu hem bir yasal yükümlülük, hem etik bir kural, hem de bir anne babanın yapması gereken en önemli görevidir.
Anne ve babaların, çocuklarına sahip çıkması lazım. Anne ve babalar çocuklarını nasıl ki sokağa gönderirken ’Yabancılarla konuşma, yabancılardan bir şey alma, beni annen baban gönderdi deyip sana bir şey vermek isteyenlerden bir şey alma, onlara inanma’ diyorsa aynı şekilde artık sanal dünya için de bu uyarıları yapmaları gerekiyor.
Hayatımızda gerçek ve sanal olmak üzere iki dünya var. Gerçek dünyadaki kötü insanlar olduğu gibi sanal dünyada da siber zorbalar var. Hem çocukların, hem de çocuklar üzerinden aileye ilişkin bilgilerin elde edilmesi söz konusudur. Bu da hem maddi hem de manevi açıdan birçok zarara sebebiyet verebilir. Anne babalar çocuklarını karşılarına alıp, kişisel verinin ne olduğunu, bunun önemini, kişisel verilerini üçüncü kişilerle paylaşmaması gerektiğini izah etmelidir.
Ebeveyn bunu nasıl yapacağını bilmiyor olabilir.
Bu noktada ebeveynler Kişisel Verileri DPC Kişisel Veri Güvenliği ve Danışmanlık Hizmetleri web sayfasını ziyaret edebilir ve destek alabilirler.
Koruma Kurumunun internet sitesine yönlendiriliyor. Burada, kişisel verilerin nasıl korunması gerektiğini hem çocukların hem de anne babaların anlayabileceği dilde birçok broşür, tanıtım, video ve animasyonlar var. Yine çok popüler bir çizgi film üzerinden bir kurumun çok başarılı bir etkinliği var.
“Veri tayfa” ve “Rafadan tayfa” gibi etkinliklerle çocukların ilgisini çekecek şekilde çocukları bilinçlendiriliyor.
‘ÇOCUKLAR GERÇEK İSİMLERİNİ KULLANMAMALI’
İnternet ortamında oyun oynayan çocukların buralardaki kullanıcı adı seçimlerinin önemli. Dikkat edilmesi gerekenler “Çevrimiçi oyunlar ve etkinliklerde gerçek isimlerini, doğum tarihlerini, okulunu, anne ve babalarının adını, hangi şehirli olduklarını tanımadığı kişilere vermemeleri gerektiğini çocuklarımıza söylemeliyiz. Oralarda, yazışmalar, sohbetler, e-postalar var ve bazen isimden de yola çıkarak bilgi edinmeye çalışıyorlar.
Bu şekilde dolaşan bir sürü kurt var ve aileler olarak çocuklarımızı kurtlara emanet etmemeli, önlemlerimizi artırmalıyız.
Aileler çocuklarının e-posta adresi ve şifresini birlikte oluşturmalılar. Hatta aileler çocuklarının posta kodlarını kendi adreslerine de yönlendirerek bu şekilde takip etmeliler. Çocuklarımıza, oyunlarda “nickname” yani takma isimleri seçerken gerçek isimleri kullandırılmamalı. Ailelerin, biri onlara nerede oturduğunu sorduğunda onunla konuşmaması, engellemesi ve o karşıdaki kişi bu konuda ısrarcı olursa anne ve babasına söyleyeceğini belirtmeli ve hemen anne ve babaya anlatmalı
Bu kötü niyetli kişiler oradan bir kapı açtıkları zaman çocuğu kontrol altına alıp onlardan fotoğraf, video ya da bilgi gibi bir takım şeyler istiyorlar.
Daha sonra bunları kullanıp çocuğu anne babasına söylemekle tehdit edip ele geçiriyorlar. Çocuktur sonuçta, kavrayamayabilir.
Bu yüzden anne babanın denetlemesi lazım. Anne ve babaların her gün çocuklarının ne yaptığını mutlaka bilmesi lazım. Her tablette, dizüstü bilgisayarlarda, telefonlarda artık kameralar var ve ailelerin çocuklarına kameraların fiziki olarak kapatılması gerektiğini anlatmaları gerekiyor. Aynı şekilde ses kaydı alan uygulamalara da izin vermemesi gerektiğini çocukların öğrenmesi lazım” ifadelerine yer verildi..
Kişisel verilerin korunmasının çocukların geleceğinde önemli bir yere sahip.
Hiç şüphesiz her anne baba, çocuğunun geleceğini düşünür, onlar için yatırım yapar, çocuğunun ileride iyi bir yere gelmesi ve refah içerisinde yaşamasını arzular, bunun için çabalar. Ama burada unutulmaması gereken bir konu var. O da çocuklarının kişisel verileridir. Bugün, bir şey olmaz deyip çocuklarının kişisel verilerini sosyal medyaya yükleyenler, yarın nerede karşılarına çıkacağını bilemezler. Çünkü sosyal medyaya yüklediğimiz herhangi bir kişisel veri asla kaybolmuyor. Dolayısıyla farkındalığı artırmamız ve çocuklarımızı bilinçlendirmemiz lazım. Çocuklarımıza sahip çıkalım, çocuklarımızı, kuzularımızı, kurtlara yem etmeyelim.
