Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

Hitit krallarının Kült Gezileri

Kitap, Dr. Özlem Sir Gavaz’ın 2011 yılında Ankara Üniversitesinde verdiği doktora tezinin basım için gözden geçirdiği şeklidir. Genç, çalışkan, zeki ve zinde bir dimağın birinci elden kaynaklara, yani Hitit belgelerine dayanarak ürettiği bir eserdir, Orta Anadolu tarihî coğrafyasının tartışmalı konularından bazılarına çözüm getirmektedir ve Hitit tarihi, coğrafyası, dini ve arkeolojisiyle ilgilenen herkese bir el kitabı olacak niteliktedir. Dr. Gavaz’a diğer çalışmalarında da başarılar diliyorum. Bir başka bakımdan da değeri vardır. Türkiye’de doktora tezlerini yayınlamama hastalığını kıran bir çalışmadır.

Yaygın kanının aksine, Hititler de Anadolu’da tam anlamıyla bir siyasî birlik kuramamışlardır. Kurdukları söylenen birlik, asla Anadolu’nun tümünü kapsayamadı. Ama haklarını vermek gerekirse, gene de Anadolu’nun ortası ve güneydoğusunda birliği oldukça geniş alanlara yayılanlar onlardır. Pamuk ipliğine bağlı böylesi bir birliği ayakta tutmak meşakketliydi ve sıkı, neredeyse Sparta usulü bir askeri baskı ve katı bir bürokratlaşma gerekiyordu. Bunun yanında “kültürel” açıdan birleşmeyi özendirici yöntemler de uygulamışlardır, şöyle ki: Eski Anadolu toplumları içersinde pek çoğu ta taş devrine, avcılık ve devşirmeciliğe geri giden Şaman ve Totem ayinler vardı. Bir çoklarının kökeni tarih öncesi devirlerin dinî inanç ve örf ve adetlerine, yani folklörlerine geri giderdi. Sanki modern sosyal antropolog veya folklor araştırmacılarıymış gibi Hititler bunları özenle birer birer derlediler, yazıya geçirdiler, takvime bağladılar, kutlama alanını daha da yaydılar. Gerek katılanların rütbesi ve makamı, gerekse cömertçe sarfedilen kurban malzemeleri ve yiyecek içeceklerin miktarı, törenlerin şatafatı, bir zamanların basit halk şenliği bu merasimlere, “krallara lâyık” bir biçim kazandırdı. Bu törenler, senenin belirli ay ve günlerinde dinî bürokratik tüm devlet erkânının katılımıyla kutlanır oldu. Yerli halk aktif olarak katılamasa bile, en azından olup bitenleri “uzaktan” seyretti, 9 ömründe ilk kez süslü püslü merasim kaftanları içinde, gururundan yanına yaklaşılmayan bir “büyük kral” gördü veya belki de bazı durumlarda bu merasimlere katıldı. KUB 13.4 ii 65vdd.’ında köylülerin ağzından kaydı tutulan “(Eğer bir köylü) gelir ve dizlerine kapanarak ‚(aman) önümde hasat işleri var. Başlık parası, gezi veya başkaca uğraşılarım da (var)‘, (n‘olur beni bayramlara katılmaktan muaf tutun)!‘ derse” kaydı, ta ötelerden beri halkın iştiraki lehine anılır durur. Bu ayinler bir bakıma Panhellenik veya Amfiktiyonik şenliklere benziyordu ve kült gezileri bir dereceye kadar devlet erkânının boy göstermesinden başka bir şey değildi. Yani bir bakıma eski zamanların “devlet tiyatroları”, “halk dansları grupları”na benzeyen ortak değerlerin sergilendiği ve vurgulandığı törenlerdir. Eğer dikkat edilirse, zaten bayram veya kült gezileri Anadolu birliğinin bir nebzecik olsun sağlandığı orta kesimlerini kapsar. Kabul edelim ki Hitit metinleri arasında insanı okurken bayram tasfirleri kadar sıkan başkaca metin türü yoktur. Sıkıcılığın asıl nedeni, ilk bakışta aynısıymış gibi gelen eylemlerin tekrar edilip durulmasından kaynaklanır. Ancak bıkmadan usanmadan okumaya devam etmek gerekir, çünkü dans, müzik, eğlence, geniş kitlelerin katılımıyla cömertce hazırlanmış ziyafetler, toplantılar, Olympik oyunların öncüleri sayılabilecek spor yarışları, sirk gösterileri, başkaca dillerden alınmış ilâhiler yanında, bize Eski Anadolu coğrafyasının en problematik noktasında, yani kral ve 10 maiyetindekilerin sırayla gezip dolaştıkları, tören kutladıkları, ibadet ettikleri, yiyip içtikleri, konakladıkları kentlerin konumlarının belirlenmesinde en sağlam bilgileri verirler. İşte bu kitap bayram metinlerinin bu yönüyle ilgili bir araştırmadır.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın