Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

Çorum’da Yaşanmış İlginç Şakalar.

Yazar Bahri Güvenin Hazırladığı Bu eseri geçmişin anılarını büyüklerinizden duyduğunuz eski yaşantıları hatırlyacasınız.
Bundan yarım yüzyıl önce yapılan arkadaş şakaları, o günleri yaşayanlarca söylenir durur Belleklerimizde birer anı olarak kalmışsa da yapılan şakaları aileler toplu olarak yaşarlardı. Ancak aile bütünlüğünü hiçbir zaman bozmazlardı.
Arkadaş ve aileler arası bir dostluk, bir bağlılık, bir kaynaşma, bir samimiyet vardı çünkü… O tarihlerde radyo ve televizyon yoktu evlerde. Sinema ise kazalarda olmadığı gibi, hatta bazı şehirlerde de yoktu. Olanlara da herkes gidemezdi.
Özellikle kış aylarında ki uzun gecelerinde en başta gelen eğlence; senede bir-iki defa “Teltel” çekme, “Fincanda Yüzük” oynama gibi eğlencelerdi. Veya yaşlıların eğiticilikten uzak , “Bir dev vardı, bir dudağı yerde, bir dudağı gökte” diye başlayan, ürkütücü masalları… Muziplerin ise yaptıkları şakalar… Hem de akla hayale gelmedik, dayanılması güç şakalar… Şu vardı ki; bu şakaların sonu hep tatlıya bağlanır, çoğunlukla da şaka yapanlara sofralar kurdurulur, hep birlikte şen-şakrak yenilir, içilirdi. Kültürümüzde çok önemli bir yer tutan şakaların amacı; gülmek, güldürmek, eğlenmek, eğlendirmektir.
Ancak şakalar alelâde bir güldürme unsuru olmayıp, muhataplarına düşünme ufkunu açan zeka ürünleridir. Sözlü ve fiili şakalar yüzlerce yıldır milletimiz arasında yapılmış ve yayılmıştır.
Sözlü kültürün en önemli ürünlerinden olan bu şakalar, toplumumuzca asırlardır kulaktan kulağa aktarılarak bugünlere ulaştırılmıştır.
Nasrettin Hoca, Bektaşi, İncili Çavuş fıkraları bunun en canlı örneklerindendir. Hatta halkın hayal gücü fıkra kahramanlarını her devirde yeniden modernize ederek adeta zaman ve zemin unsurunu aşan tipler çıkartmıştır karşımıza. Daha önce sözlü ve fiili diye bölümlendirdiğimiz şakalardan sözlü şakalar ince zeka, kıvrak düşünce ve hazır cevaplığın ürünüyken; fiili şakalar da ince zeka ve kıvrak düşüncenin yanı sıra tasarlanmış, üzerinde en ince ayrıntıya kadar düşünülmüş ve Çorum’da Yaşanmış İlginç Şakalar 6 sabır gerektiren fikirlerin ürünü olarak ve de hoşgörü ile karşılanan hareketler olarak çıkar karşımıza. İyi bir şaka; iyi organize, iyi bir plan ve sabır ister.
Bu unsurların bir araya geldiği bir şakadan şakazedenin kurtulma ihtimali çok düşüktür. Şakaların hedefinde daha çok saf ve bön diyeceğimiz insanlar bulunsa da, zeki ve uyanık kimselerin de hedef alındığı çok vakidir. Bu tip insanlar genelde çok zeki ve külyutmaz olduklarını iddia ettikleri için bu şakaların hedefi olurlar. Bir çoğu sonunda görürler ki, kendisinden daha iyi hazırlanmış ve plan yapmış insanlar var. İyi bir plan ve işbirliği karşısında yalın zekanın her zaman iş görmediği, kendilerini bazen korkutan, bazen de ahmak konumuna düşüren şakalarla muhatap olunca anlarlar Şakasız bir toplum düşünemeyiz.
Bu, insanın yaratılışına aykırıdır. Onun içindir ki, şakaları planlayan gruplar olmalı; şakaya maruz olanlar da şakayı hoşgörü ile karşılayan insanlar olmalı.
Biz burada mazide kalmış, birebir yaşanmış, o günün aynasından günümüze yansımış bu şakalara bir pencere aralayarak bakacağız. İşte burada okuyacağınız şakalarda planlayanları olduğu gibi, planlara muhatap şakazedeleri görecek ve bazen hayret edecek, bazen de keyifli kahkahalar atarak okuyacaksınız bu şakaları. Bizim burada size aktaracağımız şakalar bize bireysel ve toplumsal hayal gücünün şakalar üzerinden nasıl bazı değerleri hayatımızın bir parçası haline getirmek niyetiyle, geçmişi yeniden yâd etmek arzusundan doğmuştur.
Böylece hem geçmişi yâd edecek, hem de bireysel ve toplumsal zekanın nasıl organize olarak bize tedbirli olmayı öğretmeye çalıştığını görmüş olacağız. Herbiri birebir yaşanmış olan bu şakaları okuyunca aynı zamanda siz de göreceksiniz ki, bu şakalarda organize olmuş kişi ve gruplar karşısında bireysel tedbirsizlikten de kaynaklanan oyunlara düşmemek neredeyse imkansız gibi…
Şimdi bu şakaları yapanların çoğu hayatta değiller. Onlara Allah’tan rahmet diliyor, ruhları şâd, mekanları cennet olsun diyorum. Yaşayan canlı tanıkları da bir elin parmak sayısı kadardır. Şakalarsa anılarda kalan anlatımlar, o kadar. Geçmişte birebir yaşanmış, anlatılan bu şakalar da, zamanın aynasından yansımalardır.

http://kentarsivi.corum.bel.tr/wp-content/uploads/2017/12/kitap-%C5%9Fakalar.pdf

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın