Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

KRİZ HER GEÇEN GÜN DERİNLEŞİYOR

2018 EKİM AYI ENFLASYON RAKAMLARI
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz her geçen gün derinleşmektedir.
Uzun zamandır yaklaşan tehlikeli durum hakkında açıklamalar yapıyoruz.
Ekonominin adeta damarı olan büyük firmalarımız bir bir konkordato ilan
ediyor.
Son olarak ise açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları durumun
vahametini bir kere daha ortaya koydu.
Ekim ayı enflasyon rakamı %25.24 son 5 aya bakacak olursak.
2
Haziran: %15.39
Temmuz: %15.85
Ağustos: %17.90
Eylül: %24.52
Ekim: %25.24
Görüldüğü üzere Enflasyon; 2003’ten bu yana ilk kez %25’i aştı.
BAŞKANLIK ÜLKEYE İSTİKRAR GETİRDİ!
Başkanlık Sistemine geçişin en sihirli kelimesi şuydu; Ülkeye istikrar
gelecek.
Gerçekten de ülkeye istikrar geldi.
Başkanlık sistemine geçildiği günden beri:
-Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor: Her ay bir başka rekor kırıyor.
-Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor.
-İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor.
-Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor.
Bu istikrar Türkiye’yi uçuruma götürür.
BERAT ALBAYRAKIN AÇIKLAMASI
Enflasyon rakamları ortadadır.
Ekonomide ki kötü gidişatın anlaşılması için rakamlara da ihtiyaç yoktur
çarşıyı, pazarı dolaşın
Her gün yeni bir zamla karşı karşıya kalıyoruz.
Peki enflasyonla mücadele etmesi gereken iktidar ne yapıyor.
Enflasyon rakamlarını düşürmek için TÜİK’de ilgili kişileri görevden alıp
yerlerine kendilerine yakın isimler atıyorlar.
Ülkede kriz yok diyebilmek için ilgili bakan “Dolar 8.00 – 8.50’dan bu
noktalara geldi” diye açıklama yapıyor.
Sayın bakana sormak istiyoruz dolar 8 lirayı gördü de bizim mi haberimiz
olmadı?
Ayrıca iktidar kura dikkat çekip yüksek enflasyon ve yüksek faizleri
gündemden çıkarmak istiyor. Ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın
milletin bugün canı yanıyor.
Madem dolar düşüyor ve ekonomimiz düzeliyor iktidara çağrımızdır.
Son 3 ayda yaptığınız bütün zamları geri çekin!
BACALI FABRİKA GİTTİ BACASIZ FABRİKA GELDİ!
Son günlerde yaşadığımız bir başka trajik komik olay ise İktidar
Partisinin Yozgat Milletvekilinin yaptığı açıklamadır.
Sayın Vekil diyor ki; “Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat
Cezaevinin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin
yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi
çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum..”
Bacasız fabrika dedikleri; T Tipi kapalı ve açık cezaevi..
Aynı Yozgat’ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, nisan
ayındaki özelleştirmede satılmıştı.
Yozgat şeker fabrikasını 275 milyon liraya sattılar…
şimdi 110 milyon liraya Yozgat cezaevi’ni yaptırıyorlar
Sadece Yozgat mı?
-Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan Hükümet,
– aynı Kırşehir’e KDV’si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor.
İşte bu iktidarın yatırım anlayışı bu.
Fabrika satmayı başarı, cezaevi açmayı yatırım sanıyorlar.
Sadece 2017 yılında sözleşmesi imzalanan cezaevi inşaatı sayısı tam 44!
Türkiye bugün İcra Dairesini tören düzenleyerek, kurdele keserek açan
bir hükümetle yönetiliyor.
Daha önce söyledim yine söylüyorum..
Fabrika yapmayanlar, cezaevi yapmak zorunda kalır.
Çok açık ve net bizim üretim anlayışımızla bu iktidarın üretim anlayışı
arasında dağlar kadar fark var.
Biz fabrika, inovasyon, yapay zeka diyoruz onlar hapishane diyor!
Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir.
SAYIŞTAY RAPORLARI
Ülkemizin bir başka gündemi ise geçtiğimiz hafta açıklanan Sayıştay
Raporudur.
Rapor’a bir göz gezdirecek olursanız birçok trajik komik meseleyi
görmeniz mümkündür.
-100 km’de 63 litre yakıt yakan kurum araçları
-Yasalara aykırı görevlendirmeler
-Bir belediyenin Tayland’a teknik gezi düzenlemesi
-1 metre hortuma 78 lira ödenmesi.
-33 kuruşluk oyuncak topa 60 lira ödenmesi
Raporun içinde yok yok.
Biz sadece şunu sormak istiyoruz madem bu raporlar dikkate alınmayıp
denetime tabi tutulmayacak neden yayınlanıyor?
Enflasyon rakamları yayınlanıyor ilgili kurumdaki kişiler görevden
alınıyor.
Sayıştay Raporu yayınlanıyor ilgili kurumdaki Başkan Yardımcısı
görevden alınıyor.
Bu şekilde ne ekonomik krizle ne de yolsuzluklarla mücadele
edemezsiniz. Bu minare bu kılıfa sığmaz!
ÖĞRENCİ BURSLARI
Bu hafta gündemde olan bir başka konu ise Öğrenci burs ve kredileridir.
Malumunuz olduğu üzere Sayın Cumhurbaşkanı Gençlik Zirvesinde
yaptığı konuşmada;
“Öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını kredi almalarını
bedavacılığa alışmamalarını” tavsiye etti.
Şimdi sormak istiyorum Türkiye’de gelecek ayın hesabını yapan öğrenci
mi bedavacılığa alışıyor yoksa,
Devletten ihale kovalayan yandaşlar mı?
Devletten iş kovalayan partililer mi?
Bankomat memurluğu yapanlar mı?
Hiç işine gitmediği kadrolardan maaş alanlar mı?
Bugün Türkiye’de 279 bin gencimiz öğrenim kredilerini ödeyemediği için
icralık durumda.
Devlet bu gençlere bedavacılığa alışmayın deme hakkına sahip değil.
Eğitim ve öğretim hakkını tesis etmekle sorumludur.
İRAN AMBARGOSU
Son olarak ise dış politikada yaşanan önemli gelişmelere değinmek
istiyorum.
Malumunuz olduğu üzere ABD İran’a karşı yaptırımlarını hayata geçirdi.
Hemen belirtelim ki bu yaptırım kararı hukuksuzdur.
ABD kendisini dünyanın jandarması olarak görmekten biran önce
vazgeçmelidir.
Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinin tamamı bu kararın karşısında
olduklarını en güçlü şekilde ortaya koymalıdır.
Fakat ne yazık ki karar karşısında özellikle iktidar yanlısı medya Türkiye
yaptırımlardan muaf tutuldu diye tabiri caizse “zil takıp oynayacak”
Bu hususta iktidar sahiplerine seslenmek istiyorum.
Amerika’dan değil Allah’tan korkun…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın