Çorum Yaşam
Ne,nerede,ne zaman?

DEĞİŞEN İLETİŞİM DİLİ VE TOPLUM ALGISI

Son yıllarda toplumumuzda iletişim dili giderek sertleşiyor. Bu durum, toplumsal yığınlar nezdinde prim de yapıyor. Sindirme merkezli bu yöntem, kişilerin kendilerini anlatma konusunda zor anlar yaşamasına vesile oluyor. Öte yandan sertleşen iletişim üslubu, beraberinde öfke dilini üretiyor. Yıllarca aynı kanaatleri paylaşmış ve bu kanaatlerin mücadelesini vermiş gönüldaşlar, bir birleri ile rakip hatta düşman haline gelebiliyorlar.

Bu olumsuz gidişat, dil ve üslupta, magandalaşma eğilimini güçlendiriyor. Böylece, milli birliğin tesisinde önemli olan barış ve uzlaşı dili, kavga diline dönüşüyor. Böylesi bir gelişme; makro seviyede toplumsal barış duygusunu etkisiz hale getiriyor, insanların bir birleriyle iletişimini azaltıyor ve onların bir birlerinin arasına duvar örmesine neden olabiliyor.

Yukarıda belirtilen üslubun prim yaptığını gören toplumsal aktörler, bu üsluba uygun iletişim dilini ve jargonunu üretiyorlar. Böylece toplumsal aktörler, kendileri için toplumsal kabul alanını, daha da genişletiyorlar. Geçmişte toplumsal yığınlar nezdinde nazik, saygılı ve kendisini anlatmaya endeksli bir iletişim dili kabul görüyordu., Şimdilerde tam tersine yönlendiren ve talimat veren üslup, yine aynı yığınlar nezdinde kabul görmeye başladı. Tabi ki burada, medyanın ve algı düzenleme araçlarının etkisini de göz ardı etmemek gerekiyor
.
Arabesk kültürün hakim olduğu toplumsal yapılarda ( ki bizim toplumsal yapımız da kısmen bu jargona uyuyor), nezaket ve saygı dilini kullanmanın çok fazla bir getirisi yoktur. Çünkü böyle bir yapıda, kısa vadede hedefe varmanın yolu, yığınları emir vererek yönlendirmeden geçer. Bu yüzden böyle bir yapıda, muhatap kendisinin haklı olduğunu ima bile edemez. Yani korkar. Çünkü korku insani bir duygudur.

Pe ki bu durum hep böyle mi devam edecek? Birilerinin “kral çıplak” demesini mi bekleyeceğiz? Soruların sayısı çoğaltılabilir. Soruların cevap bulması; sanırım derinlerde mayalanan maşeri vicdanın, ben buradayım diyerek ortaya çıkmasıyla mümkündür. Ne yazık ki bu durum, uzun erimli bir süreç gibi görünüyor.

Prof. Dr. İrfan Çağlar
Çorum Türk Ocağı Başkanı

Cevap Bırakın